Fantastic Four’un Sinema Yolculuğu

Fantastic Four çizgi romanlarının Marvel evreni içerisinde çok özel bir yerde olduğunu düşünüyorum. Fantastic Four’un Marvel çizgi romanlarının ruhu ve kalbi olduğuna inanıyorum. Bana biri ”Neden Marvel?” diye sorduğunda, gönül rahatlığıyla bunun cevabı için Fantastic Four okuyabilirsin diyebilirim. Marvel çizgi romanlarındaki ritmi, çizgi romanların ruhunu, hikayelerin büyüleyiciliğini Fantastic Four çizgi romanlarında tecrübe etmek mümkün. 

Fantastic Four sadece başarılı bir çizgi roman serisi olmasının ötesinde uzun yıllar boyu Marvel evrenini şekillendiren bir çok konseptin de çıkış noktası oldu. Black Panther, Inhumans, Skrulls ve daha niceleri… Marvel evreni bugün ucu bucağı olmayan devasa bir evrense bunun ciddi bir kısmını Fantastic Four’a ve elbette bu çizgi romanın arkasındaki Stan Lee, Jack Kirby ikilisine borçlu.

  Yalnız “First Family” sinemada çizgi romanlarında olduğu kadar şanslı olamadı. Fantastic Four’un sinema macerası son derece problemli. Öncelikle şunu belirtmek lazım ki Marvel sinema karakterlerinin haklarını ekonomik sebeplerden ötürü başka stüdyolara satmak zorunda kaldı. Şu an için ezici bir çoğunluğunu geri almış olsa da halen dışarıda olan bazı karakterler var. (Bu elbette başka bir yazının konusu) Disney’in Fox satın alımı Fantastic Four’u olması gereken yere yani Marvel Studios’a geri getirdi. Ama bu yolculuk baya zahmetli ve uzun oldu.

  Hikayemiz 1986 yılına kadar uzanıyor. Alman bir film şirketi olan Constantin Film bu tarihte Fantastic Four’un haklarını satın alıyor. Bu satın alım bir çok yerde 250 bin dolar gibi artık milyar dolarların konuşulduğu çizgi roman uyarlamaları için şu an komik diyebileceğimiz bir rakama gerçekleşiyor. Belli bir süre film için çalışmalar yapılmıyor. 1992 yılında Roger Corman yapımcı olarak The Fantastic Four filmini geliştirmeye başlıyor. Süreç beklenenden daha uzun sürüyor ve Constantin Film için zaman dolmaya başlıyor. Zira yapılan anlaşma gereği belli aralıklarla film çekilmezse haklar orijinal sahiplerine geri dönecek. İşte bu yüzden Constantin Film hakları kaybetmemek için hızla filmin çekimlerine Oley Sassone yönetmenliğinde başlıyor. Sadece hakların elinde kalması için çekilen proje gösterim şansı bile bulamıyor. 

Bu başarısız denemenin ardından 20th Century Fox devreye giriyor. Büyük bütçeli bir Fantastic Four film yapmak için kolları sıvıyor. İlk iş olarak Chris Columbus filmi yazmak ve yönetmek için Fox ile anlaşıyor. Michael France ile birlikte senaryo üzerinde çalışırken yönetmenlikten ayrılıyor ve prodüksiyon şirketi olan 1492 Pictures Company ile projeyi hazırlamaya başlıyor. Önce Peter Segal yönetmen olarak açıklanıyor. Ardından Sam Weisman. Ama bir türlü film gelmiyor. 1999 yılına geldiğimizde Fox, Marvel ile tekrar anlaşmak zorunda kalıyor. Hedef ise 2001’de filmi vizyona sokmak. Süreç boyunca Raja Gosnell ve Ant-Man filmleriyle hatırlayacağımız Peyton Reed gibi isimler kısa süreliğine de olsa projenin yönetmenlik koltuğuna oturup kalkıyor ve sonunda 2004 yılında Tim Story filmin başına geçiyor. Sonunda film 2005 yılında vizyona giriyor. 

  Eleştiriler pek parlak olmasa da film ikincisi çekilecek kadar para kazanmayı başarıyor. Devam filmi Fantastic 4: Rise of The Silver Surfer 2007 yılında vizyona giriyor. Bütçe artarken gişenin düşüşü hem üçlemenin tamamlanmasına engel oluyor hem de Fox spin-off projesi olan Silver Surfer’ın üzerini çiziyor.

Bu filmler ile ilgili bazı yorumlar yapmak gerekirse, Tim Story filmlerinin dönemin çizgi roman uyarlamaları içerisinde vasat seviyelerde kaldığını söylemek mümkün. Karakterler arasındaki arkadaşlık ve aile bağları öncesinde ve sonrasında gelen versiyonlara göre daha başarılı ama çizgi romandaki elektriği yansıtamadıkları da aşikar. Karakterlerle ilgili aldığı kararlarında biraz can sıkıcı olduğunu söylemek lazım. Doctor Doom’un orijininin dörtlüye bağlanması, yine Doctor Doom’un son derece vasat bir kötü şirket sahibine dönüşmesi hele ki ikinci filmde gelen bulut Galactus gibi.

  2007 yılından sonra Fantastic Four sinema dünyasından belli bir süre uzak kalıyor. Her ne kadar Fox 2009 yılında reboot geleceğini duyursada uzun süre filmle ilgili gelişme olmuyor. Diğer taraftan 2008 yılında vizyona giren iki film belki de sinemadaki süper kahramanları en fazla değiştiren filmler oluyor. The Dark Knight süper kahraman filmleri üzerinden sinema anlamında üst düzey işler çıkarılabileceğini kanıtlarken, Iron Man devasa çizgi roman evrenlerinin sinemada da kurulabileceğini ve tamamen çizgi roman estetiğinde filmler yapılabileceğini herkese göstermiş oldu. Fantastic Four reboot filmi bu iki akımdan da ciddi şekilde etkilendi. 2012 yılında projenin yönetmeni Josh Trank daha karanlık ve ciddi bir film yapmak için harekete geçti. Bununla birlikte yeni filmin X-Men ile aynı evrende geçmesi adında Mark Millar, Fox’un çizgi roman uyarlamalarını danışmanı oldu. 

  Bu noktadan sonra işler Fox ve elindeki Marvel markaları adına ilginç bir seyir izledi. Mark Millar danışmanlık görevinde tutunamadı. X-Men filmleri inişli çıkışlı bir seyir izlemeye başladı. The Wolverine ortalama eleştiriler alırken, X-Men: Days of Future Past hem eleştirmenlerin hem de seyircinin gönlünü kazanmayı başardı. X-Men: Apocalypse serinin en zayıf filmlerinden birine dönüştü ama Deadpool artık küresel bir fenomendi. Fantastic Four ve X-Men’i biraya getirme fikri ise rafa kalktı.

İşte tam bunların ortasında 2015 model Fantastic Four vizyona girdi. Filmin sahne arkasında Fox ile yönetmen Josh Trank arasında çok ciddi boyutta kriz çıktı. Hakları Marvel’a dönmesin diye acele edilen projede Fox’un Josh Trank’in kurgusunu beğenmemesi, filmin çekimlerinin her anına karışması ve yeniden çekimler yapmak istemesi iplerin tamamen kopmasına sebep oldu. Ek çekimlere belki de en kötü X-Men filmini de yönetecek olan Simon Kinberg ile birlikte gidildi. Sonuç olarak çizgi roman uyarlamaları içerisindeki en kötü örneklerden biri ortaya çıktı.

  Film eleştirmenlerden ve seyircilerden çok büyük tepki aldı. Sahne arkasında yaşanan drama filmin tamamına yansımıştı. Elbette filmin gişesi de çok kötüydü. Film vizyona girmeden önce duyurulan devam filmi hemen takvimden kaldırıldı. Filmin yönetmeni Josh Trank ise filminin Fox tarafından katledildiğini söyleyerek resmen filmin aleyhinde kampanya yaptı. 

  Bu filmin ardından Fantastic Four markasına ait bazı projelerin haberlerini duyduk. Bunlardan biri Seth Grahame-Smith tarafından geliştirileceği söylenen Franklin ve Valeria odaklı bir filmdi. Brian K. Vaughan’ın yazdığı Silver Surfer filmi de bu süreçte karşımıza çıkan projelerdendi. En fazla heyecan yaratan ise Legion ve Fargo dizileriyle ciddi bir seyirci kitlesi edinen Noah Hawley’nin Doctor Doom filmiydi. 

  Bahsettiğimiz projeler Disney’in Fox’u satın almasının hemen öncesinde geliştirilen projeler olduğu için ilk aşamanın ötesine geçemediler. 20 Mart 2019 itibariyle satın alım tamamlandı ve Fantastic Four, X-Men ile birlikte Marvel Studios’un yolunu tuttu. Artık Fantastic Four adına yepyeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemin bize neler getirebileceği ve Fantastic Four ile birlikte MCU’nun neden her zamankinden daha heyecan verici olacağı bir sonraki yazımızın konusu olacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Benzer Yazılar

İnceleme: The Goddamned

Herkesin bildiği hikayeleri bir daha bir daha anlatmak çok saçma bir fikir değil mi? Memleketin...

Mutluluğa Giden Yolu Bulmak: Meat and Bone

Kat Verhoeven'ın yazıp çizdiği Meat and Bone'da tekrar...

Dördüncü Duvar Bu Sefer Tam Yıkıldı

  Bu yazıya başlarken hala okuduğum sayının etkisinde olduğumun altını çizmeliyim. Tabii ki...

Okunası Image Comics Serileri “They are Not Like Us”

Bu seriyi Image Comics rafında ilk gördüğümde kapaktan etkilenerek almıştım. Aykırı bir genç grup hakkında...

En Çok Okunanlar

Venom Yazarı Cates Hayranları Tarafından Ölüm Tehditleri Almaya Başladı

Yazar Donny Cates son açıklamalarında Venom #11 içeriği yüzünden...

War of the Realms: Dev Hikaye Öncesinde Bilmeniz Gerekenler

Evet bildiğiniz gibi çizgi roman dünyasında artık eventler eksik olmaz hale geldi. Bir kısmı maalesef...

Mutluluğa Giden Yolu Bulmak: Meat and Bone

Kat Verhoeven'ın yazıp çizdiği Meat and Bone'da tekrar...