MCU Dönemi X-Men Filmlerinden Neler Bekliyorum

Şu an için Marvel Studios resmi olarak resmi olarak X-Men filmi duyurmadı. Sadece geçtiğimiz sene comic-con’da tease edildi. Kevin Feige karakterlerin üzerinde çalışmaya başladıklarının sinyalini verdi. X-Men’in sinemadaki geleceğinin her zamankinden daha parlak olduğuna inanmaktayım.


Disney’in Fox’u satın alacağı ile ilgili dedikodular çıkana kadar hiçbir zaman X-Men’in MCU’ya katılacağını düşünmedim. Fantastic Four’un Fox’da ki başarısız uyarlamalarının ardından FF daha olasıydı ama X-Men bunun tam tersi bir durumdaydı. Açık konuşmak gerekirse spesifik bir kaç film dışında Fox’un yaptığı X-Men’leri sevmedim. Filmler vizyona gireceği zaman heyecanlanmadım. Fox’un bu markayı olabilecek en kötü şekillerde yönettiğini düşündüm. Lakin ne olursa olsun bu filmler seriyi devam ettirecek gişeyi yaptı. Özellikle başarılı olan filmler stüdyoya ciddi paralarda kazandırdı. O yüzden X-Men’in Marvel Studios’a geçişi bu satın alım dışında neredeyse imkansızdı.

Şimdiyse X-Men, Deadpool ve Fantastic Four gibi markalar Marvel Studios’a geçmiş vaziyette. Kevin Feige’in güvenli ellerine teslim edildi. Bu yazıda Marvel Studios tarafından MCU içerisinde reboot’lanacak X-Men ve Mutant konseptinden neler beklediğimden bahsedeceğim.

  • 1 – X-Men’in tekrar bir ekip olması

Fox’un X-Men filmlerinin en büyük sorunlarının birinin X-Men’in bir ekip filmleri olarak ele alınmaması olduğunu söyleyebiliriz. X-Men ve X-Men: First Class dışında izlediğim hiçbir X-Men filminde ekip olma ruhunu göremedim. Filmlerde her zaman öne çıkan bazı karakterler oldu ve bu karakterler gerek hikayeye etkileri, gerekse de aldıkları ekran süreleri ile ekibin önüne geçtiler. X-Men filmlerinden gözüken çoğu mutant harika hikayelerine rağmen bunları keşfedecek derinliğe ulaşamadan seriye sadece uğramakla yetindi. Buna en güzel örnekler Gambit ve Bishop olabilir.

Benzer şekilde villain kanadı da ekip olamamanın sıkıntısını seri boyunca çekti. Yukarıda bahsettiğim iki film dışında yine serinin villainları ya bireysel hareket etti ya da etkileşimi çok düşük ve işlenmemiş karakterleri bünyesine topladı. Hayalimdeki Brotherhood of Mutants’ı hiçbir zaman göremedim. Belki biraz First Class’da Hellfire Club daha iyi işlenmişti. O da çizgi romanlara göre değil de filmlere göre iyiydi.

Avengers filmlerinde benim keyif aldığım sahnelerin başında ekibin bir aradaki normal yaşantılarının gösterilmesi geliyor. Age of Ultron’daki kutlama sahnesi, Endgame’de ki yemek eşliğinde planlama sahneleri ekip ruhunu göstermesi açısından çok değerli sahneler. X-Men’i beyazperdede Chris Claremont dönemindeki gibi baseball oynadığı görmek beni inanılmaz derecede memnun edecek.


  • 2 – Oyuncu kadrosu

Fox filmlerinin kadro konusunda en büyük avantajı ve dezavantajı biraz aynı; Spesifik bazı karakterlere ya çok uygun oyuncular seçmek ya da çok ünlü olan oyuncular seçmek. İlk X-Men filmi geldiği zaman Hugh Jackman ve Halle Berry gibi isimler kariyerlerinin başındaydı. Seri ilerlediğinde ise ekip filmi ihtimalini ortadan kaldırabilecek kadar ünlü olmuşlardı. Halle Berry’nin serinin ilerleyen filmlerinde oynamak için ekran süresinin artmasını istemesi bilinen bir gerçek.

First Class ile başlayan seride ise James McAvoy, Michael Fassbender, Jennifer Lawrence ve birazda Nicholas Hoult bütün ipleri eline aldı. Hatta Lawrence’ın varlığı filmlerdeki X-Men mitolojisine zarar verecek kadar fazlaydı. X-Men’e liderlik eden bir Mystique karakteri yaratmak gerçekten çok ilginç bir karardı.

MCU’dan bu açıdan beklediğim şey hangi role kim cast edilirse edilsin ekran süresi ve işlevsellik açısından Fox filmlerine göre daha iyi bir dağılım olması. MCU filmlerinde şu ana kadar bunun sıkıntısını pek çekmediğimizi düşünüyorum. Captain America: Civil War, Avengers: Infinity War ve Avengers: Endgame gibi filmler kalabalık kadroyu son derece başarılı idare eden filmlerdi. Bu bağlamda benzer bir uygulamayı X-Men filmlerinden de bekliyorum.


  • 3 – Mutant Sorunsalı

Fox’un Marvel’a oranla en rahat olduğu konu kendi evrenlerindeki mutant varlığını açıklamaktı. Ki bunu da ilk X-Men filminin vurucu açılışı ve devamında insanların neden mutantlardan korktuğunu anlatarak başardılar. Marvel bu konuda biraz daha sıkıntı çekecek gibi görünüyor. Çünkü henüz evrende mutant kelimesi bile kullanılmadı. Solo X-Men filmi geldiğinde MCU otuz filmi geride bırakmış olacak. Otuz filmlik bir evrende mutant konseptini açıklamak çokta kolay olmayacaktır. MCU’nun bence önümüzdeki en büyük sınavı da bu.

Şu anda evrende çok sayıda kahraman var. Üstelik bazıları güçlerini genetik olarak değiştikleri için kazanmış vaziyetteler. İnsanların Spider-Man’den değil, Cyclops’dan korkmasının ya da Reed Richards’dan değil Storm’dan korkmasının mantıklı bir şekilde evrende açıklanması gerekiyor. Marvel’ın mutant konseptini açıklamak için X-Men filmini bekleyeceğini düşünmüyorum. X-Men filmi gelene kadar çeşitli mutant karakterlerin önceki filmlerde çıkacağına ve mutant’ın ne demek olduğunun bu şekilde ağır ağır açıklanacağına inanıyorum.


  • 4 – Magneto

Magneto, Marvel çizgi romanlarının yarattığı en iyi karakterlerden biri. Geçmişi, saf kötü olarak yorumlayamayacağımız amacı, karakterizasyonu, evrendeki konumu, mutantlar için hayali… Magneto tartışmasız en iyi mutant karakterlerden biri. Ama Fox’un Magneto’yu fazla kullandığını ve bunun zamanla karakterin vurucu özelliklerini yok ettiğini düşünüyorum. Seyirci olarak (ve tabi ki homo sapien olarak 🙂 ) Magneto’dan korkmam gerektiğini hissediyorum. Bu konu da en iyi işi ilk X-Men ve First Class filmlerinin çıkardığını da söylemek mümkün.

Fox filmleri maalesef çok boyutlu olabilecek bir karakteri ilginç şekilde hep iki boyutlu işledi. Ben Magneto’yu ya aile draması içerisinde gördüm ya da bir iyi tarafta bir kötü tarafta. Magneto’nun 7 ana X-Men filminde gözükmesine açıkçası hala inanamıyorum. X-Men evreni bu kadar büyükken, bu kadar çok villain varken, biraz gizemli kalması gereken Magneto’yu hep aynı hikaye kurgusuyla her filme dahil etmek çok garip bir karar.

Marvel’ın Magneto konusunda en zorlanacağı konu ise kesinlikle Magneto’nun yaşı. Holocaust’dan kurtulan Magneto günümüz Marvel evreninde çok yaşlı olacak. Magneto’yu uzun süreli kullanacaklarsa bu kadar yaşlı seçemezler. Magneto’ya manyetik güçlerinden dolayı yavaş yaşlanıyor gibi yeni bir özellik eklemezlerse kurtulduğu soykırım MCU’da değişebilir. Mesela Ruanda soykırımı gibi.


  • 5 – X-Men’in lideri kim ?

Evet bu soru Fox’un bütün X-Men filmlerinin belki de en büyük sorunlarından birini gözler önüne seriyor. Gerçekten X-Men’in lideri kim ? Fox’da maalesef ki o an hangi oyuncu daha popülerse lider o şeklinde cevaplandı. Mystique bile X-Men’in lideri haline geldi.

X-Men’de lider özellikli çok karakter var. Şu ana kadar çok sayıda X-Men takımı oluştu. Cyclops, Storm, Kitty Pryde, Wolverine, Jean Grey, Cable gibi isimler bu takımlara liderlik etti. Bu karakterleri lider özellikleriyle sinemada izlemek çok güzel olacaktır. Avengers filmlerinde Iron Man ve Captain America son derecede başarılı şekilde dengelendi. İkisi de Avengers’a liderlik etti. Ama Captain America her zaman taktiksel üstünlüğünü hissettirdi. Fox’un X-Men filmlerinin aksine Cyclops’un liderliği ve Wolverine’in popülaritesini Avengers örneğindeki gibi dengeleyebilirler diye düşünüyorum.

Diğer bir unsurda Xavier’in varlığı. İlk X-men filmi dışındaki bütün filmlerde Xavier aksiyonun ortasındaydı. Xavier’i bu kadar aksiyonda görmek çok doğru bir fikir değil. Başta Cyclops olmak üzere lider özellikli karakterleri tamamen baskılayan bir tercih bu. Yine Fox’un aktörleri karakterlerin önüne koymayı tercih etmesi olarak yorumlanabilir. MCU’dan bu konuda en çok beklediğim şey Xavier ve Magneto’yu daha az kullanıp, X-Men’e daha fazla ekip olarak odaklanması.


  • 6 – Summers soy ağacı

Konu X-Men olduğu zaman en önemli karakter şu ya da bu diyemiyoruz. Lakin soyadınız Summers ise sanki daha fazla dikkat çekiyorsunuz. (Mr. Sinister harekete geçti bile) Fox filmleri maalesef ki Summers ailesini hiç önemsemedi. Scott ve Jean başta olmak üzere, Cable, Stryfe, Hope, Nathaniel Grey, Madelyne Pryor, Vulcan, Havok ve Prestige gibi çok önemli Summers ailesinden karakterler var.

Marvel’ın bu konuda yapacağı en iyi şeylerden birinin Mr. Sinister’ı ilk filmin villain’ı olarak seçmesi olduğunu düşünüyorum. Hem daha önce görmediğimiz bir villain olur, hem de Summers DNA takıntısı üzerinden Summers ailesi ön plana çıkartılabilir. Aile ilişkileri demişken bu konuda Xavier ve Legion, Colossus ve Magik, Wolverine ve Daken, Magneto ve Wanda’dan MCU için harika hikayeler çıkabilir.


7 – Rogues Gallery

Hikaye olarak da genel itibariyle öyle düşünüyor olsam da villainlar olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki X-Men’in villain çeşitliliği Avengers’ın çok çok üzerinde. Burada bir ya da iki karakterden bahsetmiyorum. En az on filmi rahatlıkla çıkarabilecek düşünmeden sayabileceğimiz villainlar var. Üzerine düşündüğümüz zaman ise en az X-Men kadar derin ve çeşitli karakterlerle karşılaşıyoruz.

Fox filmleri bunları maalesef kullanmadı. Belki Magneto’nun ön planda olmasından, belki film film gidip büyük evren kurmaya vakitleri olmadığından, belki de sadece vizyonsuzluktan ama bu villainları göremedik. X-Men mitolojisinde çok önemli yeri olan Apocalypse ve Sentinelleri birer filmde görmek beni çok üzdü. Ki bunlarında başarılı şekillerde uyarlandığını söylemek pek mümkün değil.

MCU bu konuda çok başarılı işler çıkarabilir. Evren kurma konusunda zaten ispatlayacak şeyleri kalmadı. Benzerini ve hatta daha iyisini bile ortaya koyabilirler.


  • 8 – Ah! uzay ah!

X-Men’in kullanılabilecek çok fazla hikayesinden bahsettik. Bir o kadar hikayede X-Men’in kozmik tarafında var aslında. Fox filmleri inanılmaz bir şekilde uzaya çıkmaktan çok korktu. Dark Phoenix hikayesi iki kere işlendi ve ikisinde de kozmik taraf işlenmedi. MCU filmlerinin X-Men’e katabileceği en büyük güzelliklerin başında işte bu kozmik taraf geliyor.

Marvel’in kozmik tarafıyla ilgili konuşurken genelde üç büyük ırktan bahsederiz. Bunlar; Kree, Skrull ve Shi’ar. Şu ana kadar Shi’ar ırkının MCU filmlerinde görülememesinin sebebi X-Men bağlantısı yüzünden ırkın haklarının Fox’da olmasıydı. Şimdi ise Shi’ar tüm heybetiyle MCU’ya katılabilecek. Shi’ar ırkıyla X-Men son derece haşır neşir. Xavier ile Lilandra ilişkisini, M’Kraan Crystal’ın evrene girmesini, Starjammers’ın varlığını ve elbette gerçek Phoenix Saga’yı görmek çok ilginç olabilir.


  • 9 – Diğer ekipler

X-Men çizgi romanları elbette sadece X-Men ekibini barındırmıyor. X-Men bağlantılı çok sayıda ekip var. Fox filmleri tam bunlardan birini beyazperdeye taşımaya karar vermişti ki hem stüdyo satıldı, hem de film bir türlü prodüksiyon cehenneminden kurtulamadı. Şu anda ise New Mutants’ın bütün X-Men bağlantılarından sıyırılıp, tek başına bir film olarak çıkması planlanıyor. Fox’ın X-Force’u ise gerçekleşme şansını kaybetti.

MCU için şöyle bir baktığımız zaman X-Force ve New Mutants ilk gözümüze çarpanlardan. Ama onların dışında da özellikle dikkat çekmek istediğim ekipler var. Bunlardan biri Kanadalı kahramanlar grubu Alpha Flight. Wolverine bağlantı ile birlikte MCU’ya çok şey katabilir. Bir diğeri Starjammers. Guardians of the Galaxy bittikten sonra kesinlikle en mükemmel uzay ekibi alternatifi olacaktır. Excalibur’da kesinlikle görmek istediğim ekiplerden biri. Başını Multiple Man’in çektiği bir X-Factor dizisi Disney+’a gelebilir.

Generation X, Young X-Men ve daha bir çoğu.

Toparlarsak X-Men, MCU ile birlikte sinemada küllerinden yeniden doğacak. Salgın her şeyi etkilediği gibi X-Men’in MCU’ya katılımını da erteledi. Ama bu aynı zamanda projelerin üzerinde daha uzun süre çalışılması anlamına da geliyor. Şu an için Marvel Studios resmi olarak resmi olarak X-Men filmi duyurmadı. Sadece geçtiğimiz sene comic-con’da tease edildi. Kevin Feige karakterlerin üzerinde çalışmaya başladıklarının sinyalini verdi. X-Men’in sinemadaki geleceğinin her zamankinden daha parlak olduğuna inanmaktayım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Benzer Yazılar

One Piece: Hasır Şapka Korsanları, Japon Reklam Kampanyası İçin Canlandı!

One Piece: Hasır Şapkalının Korsanları, Indeed Japan’in bir reklam kampanyası için canlı halleri ile...

Fantastic Four’un Sinema Yolculuğu

Fantastic Four çizgi romanlarının Marvel evreni içerisinde...

Alita: Battle Angel Sinemalarda!

James Cameron’un yıllardır Alita: Battle Angel’ı beyaz perdeye getirmek için uğraştığını duyuyoruz. Şimdi...

Stjepan Sejic, yaratıcıya ait çizgi romanlar için DC çıkışını açıkladı

Harleen yazarı / sanatçı Stjepan Šejić, yaratıcıya ait çizgi romanlara odaklanmak için DC'den...

En Çok Okunanlar

Venom Yazarı Cates Hayranları Tarafından Ölüm Tehditleri Almaya Başladı

Yazar Donny Cates son açıklamalarında Venom #11 içeriği yüzünden ölüm tehditleri aldığını açıkladı. “Az önce...

Reinhard Kleist ile Çizgi Roman Üretim Süreci Üzerine

Geçtiğimiz günlerde 7 Mart’ta dükkanımızda Reinhard Kleist ile imza günü düzenledik. Ülkemizde Nakavt!, Boksör, Havana, Nick Cave, Olimpiyat Rüyası, Berlin Efsaneleri, Castro...

War of the Realms: Dev Hikaye Öncesinde Bilmeniz Gerekenler

Evet bildiğiniz gibi çizgi roman dünyasında artık eventler eksik olmaz hale geldi. Bir kısmı maalesef sırf satışlar için yaratılıp, variant kapaklar ile doldurulur. Ama gel...

101’inci Sayı Bir Seriye Başlamak İçin İyi Bir Nokta Mı?

Çizgi roman sektörüne uzak kişilerin veya çizgi roman sektörünü yakından takip eden fakat belli serilere uzak kalmış kişilerin akıllarındaki soru hep "Ben...

Grant Morrison’dan Death Metal’e Batman İnceleme Part 1: Black Glove

Modern Batman’i ve ana akım Batman çizgi romanlarını anlamak için en iyi başlangıç olan Grant Morrison’ın Batman’lerini üç gruba ayırabiliriz; Batman and...

2019’un En Sevilen 10 Mangası

2019 hem sevilen serilerin devamı hem de yeni, dikkat çekici mangaların raflarda yer alması açısından oldukça verimli bir yıl oldu. Biz de...