PATIENCE

Clowes’un çizgi romanları her zaman fazlasıyla sinematik olmuştur. Okurken, bağımsız bir film izliyormuş hissine kapılırsınız ki Ghost World örneği var zaten önümüzde.

Daniel Clowes hakkında söylenecek çok şey var. Buraya bir sürü bilgi yığabilirim ama o işi, duruma göre yazının sonuna bırakmayı düşünüyorum. Tam karar veremedim.

Patience da üzerine birçok şey yazılması gereken bir kitap. İlk okuduğumda “Ghost World, Terminator ile buluşmuş” şeklinde bir yorum yapmıştım ve bu yorumumun da arkasındayım.
Clowes’un en büyük tutkusu ve zaten en iyi yaptığı iş, Amerika’nın küçük kasabalarındaki sıradan insanların hikâyelerini anlatmak. Patience’da da bu insanlar var ama bu sefer işin içine bilimkurgu da giriyor.

Bu paragraf, olması gerekenden fazla ipucu verebilir. Olaylar, 2012 yılında başlıyor. Doğup büyüdüğü kasabada “garip bir kız” olarak tabir edilen Patience, üniversite okumak için gittiği büyük şehirde Jack Barlow ile evlenmiş. Bebek bekliyor. Jack bir gün işten eve geldiğinde Patience’ın cesediyle karşılaşıyor ve katil bir türlü bulunamıyor. Akabinde 2029 yılına sıçrıyoruz. Jack artık orta yaşlı bir adam ama hâlâ aklı fikri Patience’ın katilini bulup intikam almakta. Ele geçirdiği zaman makinesiyle 2006 yılına dönüp bu sorunu kökünden çözmeye karar veriyor ama zamanın akışına müdahale etmeyeyim derken çoğu zaman duygularına yenik düşüyor ve işler iyice birbirine giriyor.

Kitabın, kabaca özeti bu şekilde ama bütün bu kurgunun içinde, bambaşka bir tutkudan ve aşktan bahsedildiğini söylemem gerek. Birini, uğruna zamanda yolculuk edip kaderi değiştirmeyi göze alabilecek kadar sevme fikri, oldukça etkileyici. Zaman yolculuğu kavramı her zaman çok güzel ve ilgi çekici bir konu olmuştur ama bana sorarsanız, gerçekten iyi bir zaman yolculuğu hikâyesi yazmak da oldukça meşakkatli bir iş olsa gerek. Mantık ve devam hatası yapmamak için her detayı ince ince işlemek gerekir. İşte Clowes, bu işin de üstesinden çok güzel gelmiş. O kadar naif bir şekilde anlatmış ki, zaman yolculuğu mantığını yer yer kendisi de sorgulamış. Hatta eline zaman makinesi geçen her Amerikalı ve Avrupalının, Hitler’i öldürmek istemesi klişesine de ince bir dokunuş yapıp geçiyor. Bu konu, Misfits adlı dizide de mizahi bir dille işlenmişti. Hatta bu kadar bahsetmişken, Jason’ın “I Killed Adolf Hitler” adlı grafik romanına selam çakmadan da olmaz. Ki belki de Clowes, meslektaşına bizzat kendisi göndermek istemiştir bu selamı.

Daniel Clowes, bağımsız çizgi roman dünyasının en önemli isimlerinden biri. Ghost World, Ice Haven, David Boring, Eight Ball, Wilson gibi birçok önemli esere imza attı. 2017’nin Ocak ayında düzenlenen Angouleme Çizgi Roman Fuarı’nda Grand Prix d’Angouleme ödülüne aday gösterildi ama adayların arasında hiç kadın olmadığı gerekçesiyle, adının bu listeden çıkartılmasını istedi. Ayrıca Wired dergisine verdiği bir röportajda, kitaplarının tabletten okunmasına da çok karşı olduğunu söylüyor. Tasarımına, renklerine vs. çok özen gösterdiği için, dijital kopyaların kesinlikle yazıp çizdiği kitapların ruhunu yansıtmadığını düşünüyor.

Clowes’un çizgi romanları her zaman fazlasıyla sinematik olmuştur. Okurken, bağımsız bir film izliyormuş hissine kapılırsınız ki Ghost World örneği var zaten önümüzde. Bu da, oldukça sinematik bir öykü ve kendine has bir dinleme listesini hak ediyor. Akla ilk gelen şarkı konusunda birçok insanla hemfikir olduğumu düşünüyorum. Diğerleri de ilk şarkı gibi, kitabı okurken çağrışım yapan şarkılar:

  1. Guns’n Roses – Patience
  2. Pixies – Is She Weird?
  3. First Aid Kit – Waitress Song
  4. The Do – Miracles (Back in Time)
  5. The Decemberists – Hazards of Love [Part 1]
  6. Gravenhurst – I Turn My Face To The Forest Floor
  7. Manic Street Preachers – Love Letter To The Future
  8. Violet Sedan Chair – Long List of Lovers
  9. Regina Spektor – The Ghost of Corporate Future

Ülkemizde 2016 yılında Kara Karga etiketiyle yayımlandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Benzer Yazılar

Alita: Battle Angel Sinemalarda!

James Cameron’un yıllardır Alita: Battle Angel’ı beyaz perdeye getirmek için uğraştığını duyuyoruz. Şimdi...

AKIRA

Akira, enfes bir cyber-punk hikâyesi. Post-apokaliptik bir destan olduğunu söylemek, hiç de abartı...

Keanu Reeves Artık Bir Çizgi Roman Kahramanı

Geçen ayın en çok satan fasikülü ne DC Comics ne de Marvel'den geldi....

She Could Fly: O Uçabiliyor!

BİRİNİ ÖLDÜRECEKSİN SENİ YAKALAYACAKLAR HER ŞEYİ KAYBEDECEKSİN

En Çok Okunanlar

Venom Yazarı Cates Hayranları Tarafından Ölüm Tehditleri Almaya Başladı

Yazar Donny Cates son açıklamalarında Venom #11 içeriği yüzünden ölüm tehditleri aldığını açıkladı. “Az önce...

2019’un En Sevilen 10 Mangası

2019 hem sevilen serilerin devamı hem de yeni, dikkat çekici mangaların raflarda yer alması açısından oldukça verimli bir yıl oldu. Biz de...

Reinhard Kleist ile Çizgi Roman Üretim Süreci Üzerine

Geçtiğimiz günlerde 7 Mart’ta dükkanımızda Reinhard Kleist ile imza günü düzenledik. Ülkemizde Nakavt!, Boksör, Havana, Nick Cave, Olimpiyat Rüyası, Berlin Efsaneleri, Castro...

War of the Realms: Dev Hikaye Öncesinde Bilmeniz Gerekenler

Evet bildiğiniz gibi çizgi roman dünyasında artık eventler eksik olmaz hale geldi. Bir kısmı maalesef sırf satışlar için yaratılıp, variant kapaklar ile doldurulur. Ama gel...

101’inci Sayı Bir Seriye Başlamak İçin İyi Bir Nokta Mı?

Çizgi roman sektörüne uzak kişilerin veya çizgi roman sektörünü yakından takip eden fakat belli serilere uzak kalmış kişilerin akıllarındaki soru hep "Ben...

Junji Ito’nun No Longer Human’ı İnsanların Akılsız Davranışlarını İç Karartıcı Izdırap Dolu Bir Hikayeye Çeviriyor

Osamu Dazai, Japonya'nın en çok satan ikinci romanı olan No Longer Human (Türkçesi İnsanlığımı Yitirirken) yazarı...